| |
Ulastirma Çalismalari
Günümüz sehir plancilari, yeni caddeler tasarlarken ya
da hali hazirda bulunan caddeleri yeniden yapilandirirken, bilgisayar
simülasyonlarindan yararlanirlar ve cadde aglarindaki sanal trafik
akisini bu simülasyonlar yardimiyla meydana çikartip, insa
çalismalarini bu veriler isiginda gerçeklestirirler.
Iki yildir, Dr. Scott Branting ayni bilgisayar simülasyonlarini kullanarak,
2003 yilinda ilk Eski Frig yazitlarinin (Sek. 23
de gösterilen parça 03TR11U04stn04) açiga çikartildigi
Demir Çagi sehrinde Kerkenes Dagi’nda sokak ve cadde aglarini
yeniden ortaya çikartmaya çalismistir (Sek. 24).
Eski caddelerdeki sanal yaya trafigini simüle ederek, cadde agi yapilandirilmis,
analiz edilmis ve sonuçlara göre bu agin islevinin ortaya
konmasi amaçlanmistir.
Çalismalar, yogun insan ve hayvan trafigine sahip olan ana caddeleri,
orta yogunluklu caddeleri ve düsük yogunluklu sokaklari ortaya
koymustur (Sek. 25).
Sonuçlar, sehrin eski sahiplerinin belirli alanlari, bina ve yapi
gruplarini nasil kullandigiyla dogrudan iliskilendirilebilir (Sek. 26).
2004 Yili Ulastirma Deneme Açmalari (TT23, TT24, TT25)
Eski
cadde ve sokaklarin yerinin dogru saptanip saptanamadigini kontrol etmek
ve sonuçlari buna göre simülasyon programi ile tekrar
karsilastirmak amaciyla 2004 yilinda üç adet deneme açmasi
(TT) açilmistir. Her açma, cadde oldugu tahmin edilen bölgede,
iki farkli yapi blogunu içine alacak sekilde yerlestirilmistir
(Sek. 27).
Deneme açmasi TT23, bilgisayar simülasyonlarinin ortaya koydugu
düsük yogunluklu trafigin bulundugu sokak üzerine, sokagin
tüm enini kesen biçimde yerlestirilmistir. Deneme açmasi
TT24 ise yine tüm eni kapsayan bir biçimde, ancak bu sefer,
yine bilgisayar simülasyonlarinin ortaya koydugu, orta derece trafigin
oldugu bir cadde üzerine yerlestirilmistir. Deneme açmasi
TT25 simülasyonlarda sehirdeki en yogun trafigin gözlendigi
cadde üzerinde konumlandirilmistir.
Her açmada, caddeye yüzeyine ait oldugu düsünülen
kanitlar kaydedilmis ve mikromorfoloji örnekleri cadde yüzeyleri
ve bunlarin hemen altindaki yüzeylerden toplanmistir (Sek. 28).
Bu mikromorfoloji örnekleri, caddelere bir zamanlar basmis olan ayak
ve toynaklarin, cadde yüzeylerine uyguladigi sikistirma miktarlarinin
hesaplanmasi amaciyla Ingiltere’ deki Cambridge Üniversitesi’
nden Dr. Charles French’ e gönderilmistir. Bu analizler, bilgisayar
simülasyonlarinin dogrulanmasini ve elde edilen bulgulara göre
ayarlanmasini saglayacaktir. Gerekli bilgiler kaydedildikten ve kayitlar
tamamlandiktan sonra her deneme açmasi su andaki toprak yüzeyine
kadar tekrar doldurulmustur.
Deneme Açmasi TT23
10.3m' ye 1m' lik bu deneme açmasi, iki yapi bloguna ait duvari,
bu bloklara ait alanin ufak bir kismini ve yine bu iki blok arasindaki
dis alani ortaya çikartmistir (Sek. 29).
Iki duvar da toprak yüzeyine kadar üç ya da dört
sirasi korunmus olarak bulunmustur. Bu açmada oldugu gibi, diger
açmalarda da duvarlar, sekilsiz granit taslarin, asinmis granit
tas yatagi üzerine yerlestirilmesiyle yapilmistir. Duvarlarda, daha
büyük taslar duvar yüzlerini olustururken, küçük
olanlarin aralarda yogunlastigi gözlenmistir. Sehrin diger bölgelerinde
çogu zaman ortaya çikartilan kaldirim taslari, bu iki duvar
arasinda bulunmamistir. Açmanin dogusunda bulunan blok duvarinin
dogusunda bulunan ve neredeyse ana duvarin yüksekligine ulasan bir
ikincil duvar, açilan alanda tas dösemenin bulunmamasinin
açiklamasi olabilir. Bu ikincil duvarin sadece iki sirasi korunmus
ve muhtemelen bir yapinin dis duvari olarak insa edilmistir. Bu iki duvar
arasinda kalan dar alanda az miktarda çanak çömlek
parçasi bulunmustur.
İki yapi blok duvari arasinda, yaklasik 0.5m derinlikte nerdeyse düz
bir seviyesi olan kahverengi ve kumlu bir toprak yüzey bulunmustur
(Sek. 30).
Bu toprak yüzeyi doguda bulunan yapi blok duvarinin hemen dibinden
baslayan ve batiya dogru yaklasik 3.5m uzanan bir alani kaplamaktadir
ve tam olarak 4m ve 18cm uzandiktan sonra egimli asinmis bir granit tas
yatagi tabakasinda izleri son bulmaktadir. ‘Cadde’ yüzeyi
birikimindeki su hareketinden izler tasiyan birçok kumlu katmandan
olusmustur. Bir miktar seramik ve hayvan kemikleri genellikle bu katmanlar
arasina gömülü olarak bulunmussa da malzemenin ezildigine
ait bir kanita rastlanmamistir. Bu kumlu katman boyunca hayvanlarin hareketleri
sonucu açilmis çukur ve tünellerin varligi saptanmistir.
Cadde yüzeyi ve günümüz toprak seviyesi arasinda kalan
malzemenin, asinma sonucu biriken dolgudan ve duvarlarin yikilan kisimlarindan
olustugu, açmanin kesidinden açikça okunabilmektedir.
Dogu duvarinin yikilmasinin aslinda cadde yüzeyinin asinmasına karsi
koymasinda etkili oldugu gözlenmistir. Cadde yüzeyinin batisina
dogru, iki yapi blok duvarinin arasinda kalan alanin batisindaki 1.70m
uzunlugundaki bölgede birçok hayvan kemigi ve bir miktar çanak
çömlek parçasi, asinmis dogal tas yatagi üzerine
atilmis olarak bulunmustur (Sek. 31).
Birikmenin bati yapi blok duvarina yaklastikça arttigi belirlenmistir.
Bu birikme, eskiden sehir halkinin mutfak atiklarini cadde ve sokaklar
boyunca duvar kenarlarina bosaltmalari sonucu olusmus olabilir. Aslinda
bu eylem geçmis ve günümüzle büyük paralellikler
tasimaktadir. Kemikler, hayvan türlerinin tanimlanmasi ve ileri analizler
için ODTÜ'den Evangelia Ioannidou’ ya gönderilmistir.
Deneme Açmasi TT24
8.5m’ ye 1m’ lik açma TT23’ de oldugu gibi iki
yapi duvar grubunu ve arasindaki caddeyi ortaya çikarmistir (Sek.
32). Bulunan
seramik sayisi TT23’ de bulunanlardan çok daha fazla oldugu
gibi, daha fazla oranda çizi bezekli ve boyali çanak çömlek
parçasi ele geçmistir (Sek. 33).
TT23’ de oldugu gibi duvarlar yüzeye kadar iki ya da üç
sira halinde korunmustur; ancak bu sefer, diger açmanin aksine
farkedilir duvar yüzlerine rastlanmamistir. Bunun yerine, duvarlarin
iç yüzeyleri ya dogu duvarinda oldugu gibi yikilmis, ya da
bati yönünde gözlendigi üzere duvar yüzü
aslinda hiç varolmamistir. Aslinda bati duvarinin iki amaca hizmet
ettigi gözlenebilir, dolguyu ayni seviyede tutmak ve kendi görevi
olan yapiyi çevrelemek. Bati yapi blok duvari, dogal tasyatagi
üzerine degil, kalinligi 10-50cm arasinda degisen bir dolgu üzerine
yerlestirilmistir. Bu oldukça açik olup duvarlarin tek bir
kerede insa edilmediklerinin, farkli zamanlarda yapildiklarinin, ya da
en azindan, var olan duvara yeni eklemelerin yapildiginin isaretleri olabilir.
Bu açmada da, dar bir alanda da olsa döseme ya da benzeri
bir yapi görülmemistir.
Iki duvar arasinda, ayni çesit kumlu, kahverengi ‘cadde’
yüzeyine rastlanmistir (Sek. 34).
Ancak, bu açmada, cadde bir süre düzgün devam ettikten
sonra, doguya dogru hafiçe egim yapmistir. Aslinda cadde taban
düzlendikten sonra degil de, arazinin egimine bagli olarak yapilmistir.
Cadde, duvarlar arasinda yer alirken, kalinligi TT23’ e göre
daha fazla olup, asinmis dogal tasyataginin içine dogru yer yer
14 - 34cm kadar uzanmistir. Ancak yine de genel olarak yüzeyin bulundugu
derinligin, biriken topragin ve yikilan duvarlarin altinda 50 –
60cm derinlikte oldugu söylenebilir. Bir kez daha belirgin derecede
hayvan hareketi, kumlu toprak yüzeyinde gözlenmistir.
Deneme Açmasi 25
Eski sehrin ana caddesi üzerindeki 11.5m’ ye 1m’ lik
bu açma, tek bir yapi bloguna ait dis bir duvar ile bir diger duvar
ve arasinda uzanan yolu ortaya çikartmistir (Sek. 35).
Açmada bulunan çanak çömlek sayisi TT23’
den fazla olup TT24 ile nerdeyse esit miktardadir. TT24’ de oldugu
gibi bu açmada da bir miktar boyali ve çizi bezekli çanak
çömlek parçasi bulunmustur. Açmanin dogusunda
bulunan ve bir Kale’nin egiminde bulunan bir yapi bloguna ait oldugu
düsünülen duvar diger duvara göre daha yüksektedir
ve bir ya da iki tas sirasi korunmus olup bu seviye su anki toprak seviyesiyle
ayni düzeydedir. Yapi grubunun üzerinde bulundugu egim hesaba
katilacak olursa, açmanin dogu duvari bir noktaya kadar egime karsi
durmak ya da bagli oldugu yapinin toprak seviyesini esitlemek amaciyla
yapilmis olmalidir. Yapi blogunun çok az bir kismi ortaya çikartilmis,
ancak bu bölgede de kaldirim ya da herhangi baska bir kaplamaya rastlanmamistir.
Açmanin bati duvarinin karakteri oldukça farklidir. Bir
yapi grubuna bagli olmadigi anlasilan duvarin, üzerinde bulundugu
caddeye paralel olarak uzanan daha alçak seviyedeki ikinci bir
caddeyi ayirmak amaciyla insa edildigi düsünülmektedir.
Ayrica bu duvarin destek olarak ve batisindaki seviyeyi düzleme amaçli
kullanildigi açiktir.
Bulunan iki duvar arasinda eski cadde uzanmaktadir (Sek. 36),
ancak caddenin izleri TT23 ve TT24’ e göre daha belirsizdir.
Bunun sebebi duvar yikintisinin etkisi ve asinmanin asiri derecede etkili
olmasi olmalidir. Yaklasik 60cm derinlikte, bati duvarinin dogu yikintisi
altinda kalan küçük bir kesitte, TT23 ve TT24 açmalarindaki
cadde yapisina benzer toprak birkimine rastlanmistir. Bu birikim, ya da
iz, 6m boyunca tasyataginin aralarini seviyelemek amaciyla dolduruldugu
anlasilan toprak üzerinde görülmüstür. Bir zamanlar
tüm yol boyunca sürmüs olmasi gereken cadde yüzeyi
bu dolgunun 42cm üzerinde görülmektedir. Caddenin üzerinde,
muhtemelen erozyon sonucu biriken ya da TT23’ de oldugu gibi, atik
birikimi sonucu olusan bir katman vardir.
Sonuç
2004 yilinda kazilan deneme açmalari bir takim önemli sonuçlari
ortaya çikartmistir. Ilk olarak, kaldirim tasi dösenmemis
cadde izlerinin günümüz toprak yüzeyinin altinda oldugu
belirlenmistir. Bunun yaninda caddelerin yapisi ve içerikleri hakkinda
genis bilgi elde edilmistir. Ayrica, en azindan bazi cadde yüzeylerinin
komsu yapi bloklari tarafindan in-situ atik bölgesi olarak kullanilmis
olabilecekleri belirlenmistir.Yine bir baska bulgu ise bazi yapi blok
duvarlarinin baska bloklara eklendigi ya da yapi blok duvarlarinin bazilarinin
yeniden insa edildikleridir. Ve son olarak, saray yapi grubunda görülen
cadde yüzeylerinin tasla kaplama olgusunun sehir için genellestirilemeyecegi
ortaya çikmis, çok sayida caddenin tas kaplamasiz oldugu
tespit edilmistir. Çalisma hakkinda elde edilen bilgiler mikromorfoloji
analizleri tamamlandiktan sonra daha da artacaktir. Ancak su asamada bile
açilan üç test açmasi sayesinde sehir ulastirma
agi hakkinda genis bilgi elde edilmistir.
|
|